Kadınlar iklim krizini yaşıyor, erkekler karar veriyor
UN Women ve UN DESA'nın 2026 raporu, iklim kriziyle en çok etkilenen kadınların karar süreçlerinde yetersiz temsilini gösteriyor. COP30'da iklim bakanlarının sadece %27'si kadın.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve BM Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi’nin (UN DESA) yeni yayımlanan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği 2026 Durum Raporu, iklim değişikliği ve jeofiziksel afetlere yüksek veya çok yüksek düzeyde maruz kalan ülkelerde yaklaşık 2,9 milyar kadın ve kız çocuğunun yaşadığını belirtiyor. 1 milyar kadın ve kız çocuğu orta düzeyde riskli bölgelerde, 224,9 milyon ise düşük veya çok düşük riskli bölgelerde yaşıyor. Artan sıcaklıklar özellikle yaşlı kadınlar için hayati bir tehdite dönüşüyor; Avrupa’da 2022 yazındaki sıcak hava dalgalarında yaşamını yitirenler arasında yaşlı kadınların payı orantısız biçimde yüksek. Raporda, uluslararası iklim müzakerelerinde kadınların temsilinin arttığına rağmen karar alma süreçlerindeki dengesizlik vurgulanıyor: COP14'te %31 olan kadın delegelerin oranı COP30'da %40'a yükselmişken, 2026 itibarıyla çevreden sorumlu bakanların sadece %27'si kadın; enerji, doğal kaynaklar, yakıt ve madencilikten sorumlu bakanlarda bu oran %12'ye düşüyor. Sosyal İklim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gaye Tuğrulöz, 'Krizden en çok etkilenenlerle, çözüm için karar alma yetkisi olanlar aynı kişiler değil' diyerek bu durumu bir adalet meselesi olarak tanımlıyor. Raporu, Kadınlar iklim politikalarının konusu değil, kurucusu olmalı şeklinde sonuçlandırıyor.
Bu içerik kaynağın yayınından özetlenmiştir; tam metin, görsel ve ayrıntılar için özgün habere gidin.
Iklim krizi kadınları ve kız çocuklarını dis-proporzional olarak etkiliyor olsa da, karar alma mekanizmalarında temsilleri yetersiz kalıyor; bu dengesizlik, etkili ve adaletli iklim politikalarının geliştirilmesini zorlaştırıyor.
Rapor, Türkiye’deki spesifik verileri veya COP31’deki beklenen sonuçları detaylandırmıyor; ayrıca, kadınların karar süreçlerine katılımını artırmak için hangi politika müdahalelerinin en etkili olduğu konusunda net öneri sunmuyor.